Mobil uygulama yaptırmadan önce cevaplamanız gereken 7 soru
Teklif almadan önce bu yedi sorunun cevabını netleştirin; hem bütçeniz hem takviminiz yarı yarıya öngörülebilir hale gelsin.
Bize gelen taleplerin çoğu şu cümleyle başlıyor: "Bir uygulama yaptırmak istiyorum, ne kadar tutar?" Dürüst cevap şu: bu soruya verilen ilk rakam neredeyse her zaman yanlıştır. Çünkü fiyatı belirleyen şey uygulamanın kendisi değil, arkasındaki kararlardır. Aşağıdaki yedi soruyu netleştirdiğinizde hem gerçekçi bir teklif alırsınız hem de görüşmelerde kaybettiğiniz haftaları geri kazanırsınız.
1. Uygulama hangi işi hangi anda çözüyor?
"Müşterilerimizle iletişim kuralım" bir hedef değil, bir temennidir. "Müşteri siparişini masadan verebilsin, garson beklemesin" ise ölçülebilir bir iştir. İkincisini yazabiliyorsanız kapsam kendiliğinden daralır.
2. İlk sürümde olmazsa olmaz kaç ekran var?
Bir ürünün maliyetini ekran sayısı değil, ekranlar arasındaki kuralların karmaşıklığı belirler. Yine de kaba bir sayı çıkarmak faydalıdır: giriş, liste, detay, işlem ve profil. Beş ekranla çalışan bir ilk sürüm, on beş ekranlık bir hayalden çok daha hızlı yayına girer.
3. Kullanıcı hesabı gerçekten gerekli mi?
Üyelik sistemi tek başına küçük bir projedir: kayıt, doğrulama, şifre sıfırlama, oturum yönetimi, hesap silme. Uygulamanız kişisel veri saklamıyorsa ilk sürümde üyeliği tamamen atlayabilir, bunu ikinci aşamaya bırakabilirsiniz.
4. Ödeme alacak mısınız?
Ödeme almak yalnızca bir entegrasyon değil; iade süreci, fatura, muhasebe entegrasyonu ve mağaza komisyonu demektir. Uygulama içi satış yapacaksanız App Store ve Google Play komisyonlarının iş modelinizi nasıl etkilediğini baştan hesaplayın.
5. Veriler nereden gelecek?
Elinizde çalışan bir sistem, muhasebe programı ya da stok yazılımı varsa bunlarla konuşacak bir köprü kurmak gerekir. Bu köprü çoğu zaman uygulamanın arayüzünden daha fazla emek ister. Karşı tarafta bir API yoksa maliyeti önden bilmekte fayda var.
6. Yayına aldıktan sonra kim bakacak?
Mağazalar yılda birkaç kez kural değiştirir, işletim sistemleri yeni sürüm çıkarır, sertifikalar dolar. Bakımı planlamayan projeler ikinci yılında yayından kalkar. Aylık küçük bir bakım bütçesi, bir yıl sonra sıfırdan yazmaktan her zaman ucuzdur.
7. Başarıyı nasıl ölçeceksiniz?
İndirme sayısı bir gösterge değildir. "İlk hafta içinde sipariş veren kullanıcı oranı" ya da "destek talebi sayısındaki azalma" ölçülebilir hedeflerdir. Ölçüyü baştan koyarsanız, ikinci sürümde neyi geliştireceğinizi tartışmazsınız; veriye bakarsınız.
Bu yedi sorunun cevabı tek sayfayı geçmiyorsa, projeniz teklif almaya hazır demektir.
Cevapların hepsini bilmiyorsanız sorun değil — zaten ilk görüşmenin işi bu. Ama en az üçüne net cevap verebiliyorsanız, alacağınız teklif tahmin değil, plan olur.
Benzer bir şey mi kuruyorsunuz?
Kapsamı birlikte netleştirelim.